Sigorta Ettiren ile Sigortacı
arasında imzalanan “Genel Limit Sözleşmesi” sonrasında, bu Sözleşmeye istinaden Sigorta
Ettirenin talebi ile, Sigortacı Kefalet Senedini düzenler ve
senedi düzenlediği anda (Sigortacının bu senet tahtında taahhüde
girmesiyle) Kefalet Sigortası akdi kurulmuş olur.
Genel anlamda
Sigorta, Sigorta Ettiren tarafından doğabilecek zararları gidermek amacıyla, öngörülemez ve maddi zarar doğuracak
olaylara (yani rizikolara) karşı yaptılırdığından Sigorta Ettiren için maddi bir güvence ve Sigortacı için de maddi kayıp öngörür.
Fakat Kefalet Sigortası "Sigorta Ettiren'e" veya "Sigorta Ettiren lehine",
ortaya çıkması muhtemel zaralar ile ilgili olarak tazminat veya hasar
ödemesi yapmaz. Kefalet Sigortası, Sigorta Ettiren tarafından iş ilişkisinde bulunduğu 3. taraf(lar)ın istediği güvenceyi sağlayabilmek için yaptırılır ve Sigorta Ettirenin taahhüdünü yerine getirmemesi ya da eksik yerine getirmesi riski için bu 3. taraf(lar)a bir güvence sağlar. Fakat kefalet sigortası tahtında
yapılan tazmin talepleri ile ilgili olarak Sigortacı, Sigorta Ettşren ile
yaptığı Sözleşme tahtında Sigorta Ettiren tarafa tazmin bedelini ve ek
masrafları rücu eder. Bu nedenle de klasik sigorta mantığından farklı olarak Kefalet Sigortası işinin temeli kredi tesisi olup, Sigortacı için kayıp öngörmez.
Kefalet sigortası riski,
Sigorta Ettirenin finansal gücüne bağlıdır ve Sigorta Ettiren
tarafından taahhütlerin yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi
durumunda, uygun tazmin talebine istinaden sigortacı tarafından tazmin bedeli
(ve varsa buna ek masraflar) ödenir ve bu ödenen bedeller için Sigorta Ettiren'e rücu edilir. Ancak
Sigortacı tarafından ödenen tazmin bedeli ve ek masraflar Sigorta Ettiren'den tahsil
edilemez ise sigortacı için maddi kayıp oluşmuş olur. Bu nedenle de risk
değerlendirmesi, tipik bir kurumsal kredi değerlendirmesi ile aynı doğrultuda
yapılır ve detaylı finansal analize dayalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder